I.KURULUŞU 

            UNESCO'yu  kuran Sözleşme, İkinci Dünya  Savaşı  sonrasında,  1945  yılında  San Francisco Konferansı'nda  alınan,   Birleşmiş Milletlere bağlı olarak "eğitim ve kültür alanında  uluslararası bir  ihtisas  örgütü kurulması" tavsiye  kararı  uyarınca,  1-16 Kasım 1945 tarihlerinde düzenlenen Londra Konferansı çalışmaları sonucunda,  16  Kasım  1945  tarihinde  imzalanmıştır.  Sözleşme yeterli  sayıda  onay  belgesinin imzalanmasıyla  4  Kasım  1946 tarihinde resmen yürürlüğe girmiştir. 

            UNESCO'ya 188 devlet üyedir. UNESCO, BM ihtisas  Kuruluşları arasında  en  çok  üyeye ve en yaygın  faaliyete  sahip  kuruluş konumundadır. Örgütün ayrıca 6 ortak üyesi mevcuttur.  


II.  TEMEL AMACI

            UNESCO Anayasası'nın giriş bölümünün ilk cümlesini oluşturan "savaşların   insanların  zihinlerinde  başladığı,  bu   nedenle barışın  korunmasının da insanların  zihinlerinde  oluşturulması gerektiği"  ifadesinin günümüzde de geçerliliğini  koruduğu  üye devletlerce paylaşılan ortak düşünceyi oluşturmaktadır. 

            UNESCO'nun  temel amacı, uluslararasında eğitim,  bilim, kültür ve iletişim   aracılığıyla   işbirliğini  geliştirerek,    barış   ve güvenliğe  katkıda bulunmaktır.  Bu doğrultuda,  dünya  halkları tarafından  benimsenen   adalet,  hukukun  üstünlüğü  ve   insan haklarına  küresel  saygı,  ırk, cinsiyet, dil veya  din  ayrımı gözetmeksizin geliştirilecektir. 


III.  TEMEL FAALİYETLERİ 

            UNESCO'nun faaliyetleri   ana hatlarıyla, eğitim, bilim, kültür ve iletişim alanlarında uluslararası işbirliğini sağlamak,   bilginin geliştirilmesine ve paylaşımına öncü olmak, sosyal  değişimlerin nedenlerini   ve   sonuçlarını  incelemek,   normatif   belgeler oluşturmak,  uzmanlık alanına giren konularda üye ülkelere  yardımcı olmak ve karar alma mekanizmalarını harekete geçirecek toplantılar  ve kamuoylarını yönlendirecek kampanyalar düzenlemek,  araştırmalar yapmak, yayınlar  hazırlamak, bilgi toplamak ve bunu  talep edenlere dağıtmak şeklinde sıralanabilir. UNESCO  bu temel  faaliyetleri  kapsamında  “en  az  gelişmiş  ülkeler”   ile kadınlar  ve gençlere ilişkin programlara öncelik  vermektedir. UNESCO,  ilgi  alanlarını  oluşturan eğitim,  bilim,  kültür  ve iletişim   konularında   geliştirdiği   programlarını    çeşitli hükümetler arası   kuruluşları  aracılığıyla  yürütmektedir.    

            UNESCO bir parasal  yardım örgütü değildir. Projelere  donör ülkelerden  ve  uluslararası  kaynaklardan  finans   sağlayarak, uzmanlık ve teknik alanda yardımda bulunmaktadır. 


IV. UNESCO'NUN GELİŞİMİ

            1962  - 1974 yıllarında UNESCO Genel Direktörlüğünü  yürüten Rene  Maheu  (Fransa) dönemi UNESCO'nun  parlak  yılları  olarak değerlendirilirken,    1974-1987   yıllarında    UNESCO    Genel Direktörlüğü  yapan Amadou Mahtar M'Bow (Senegal)  dönemi,  ABD, İngiltere  ve Singapur'un (1984) UNESCO'dan ayrılmaları  ile  ön plâna   çıkmıştır.   İngiltere  1997  yılında   UNESCO'ya   geri dönmüştür.  2002 yılında ABD UNESCO’ya döneceğini açıklamıştır. Singapur ise halen UNESCO üyesi değildir.  

  Federico  Mayor Zaragoza (İspanya) 1987 – 1999 yılları arasında UNESCO  Genel Direktörlüğünü yürütmüştür 

            30'ncu   Genel  Konferans'ta  UNESCO  Genel   Direktörlüğüne getirilen  Koïchiro   Matsuura'nın (Japonya) 2005  yılına  değin sürecek  olan  dönemi,  halihazırda program ve  örgüt  idari yapısında bir dizi reform çalışmasıyla öne çıkmaktadır 

            2002 – 2003 dönemi UNESCO  bütçesi, sıfır   büyüme  temel alınarak 544 Milyon ABD Doları olarak kabul edilmiştir.  UNESCO'nun program faaliyetlerinin yürütülmesinde kullandığı önemli  bir  diğer  kaynak ise  bütçe dışı  fonlardır.  Bütçe dışı fonlar    donör    ülkeler   tarafından    belirli    projelerin gerçekleştirilmesi     için  sağlanan mâli kaynaklardır.  Beş  ana programa  2002-2003  yılları  için  akması  öngörülen  bütçe dışı kaynaklar ise 301.5 Milyon ABD Dolarıdır.

 


TÜRKİYE VE UNESCO 

            1. Genel 

            Türkiye UNESCO’nun 20 kurucu üyesi arasında yer almaktadır. UNESCO Anayasası dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel tarafından  16 Kasım 1945 tarihinde imzalanmıştır. Kurucu yasa, 20 Mayıs 1946 tarihli ve 4895 sayılı kanunla onaylanarak yürürlüğe girmiştir. Türkiye 1971 yılından bu yana UNESCO nezdinde Daimi Temsilci atamaktadır. Türkiye UNESCO’da I. Grup (Batı Avrupa) üyesidir.           

            Türkiye'nin   UNESCO   ile ilişkisi  1946  yılından beri bir işbirliği süreci  içinde  süre gelmiştir. Türkiye UNESCO toplantılarına etkin biçimde katılmakta ve UNESCO tarafından ülkemizde yürütülen bazı projelere sınırlı mâli destek sağlanmaktadır. 

            Türkiye’yi bugüne kadar UNESCO Yürütme Kurulu’nda temsil eden şahsiyetler şunlardır: 

            Reşat Nuri Güntekin                1946-1949

            Ahmet Kutsi Tecer                  1949-1952

            Prof. Dr. Bedrettin Tuncel        1958-1966

            Prof. Dr. Erdal İnönü               1978-1983

            Prof. Dr. Talat Halman 1991-1995

            Prof. Dr. Orhan Güvenen        2001-...... 

Türkiye’nin 2002-2003  yılları  UNESCO   Bütçesine   katkısı 3.167.074 ABD Dolarıdır. Katkı payımız düzenli olarak ödenmektedir.            

            UNESCO, diğer ülkelere olduğu gibi, Türkiye’nin Katılma ve Olağan Programlar çerçevesinde sunduğu projelere maddi ve teknik yardımda bulunmaktadır. Bu projeler UNESCO’nun faaliyet alanına giren her konu ile ilgili olabilmektedir.  

            2000-2001 yılları Katılım Programı çerçevesinde ülkemizden 8 projeye toplam    148 bin dolar tahsis edilmiştir.  

            Diğer taraftan, 2002-2003 dönemi projeleri arasında bugüne kadar onaylanan projeler aşağıda yer almaktadır: 

Enformasyon  Merkezi ................................................................................  15.000 dolar

Kullanımı Semineri .....................................................................................   25.000 dolar

 

2.  UNESCO Türkiye Milli Komisyonu 

            UNESCO   Türkiye   Milli  Komisyonu,  UNESCO   Merkezi   ile işbirliğini sağlamak amacıyla 25 Ağustos 1949 tarihli ve  3-9862 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile kurulmuştur.  

            Başlıca  görevleri,  ülkemizin  eğitim,  bilim,  kültür   ve iletişim  işleriyle  ilgili kurumları ile  UNESCO  çalışmaları arasında bağlantı kurmak,  Hükümetle  UNESCO Merkezi  arasında  gerekli ilişkiyi  sağlamak, UNESCO ile ilgili iş ve  konularda  Hükümete danışmanlık etmek, ülkemizde UNESCO programlarının uygulanmasına yardımcı   olmaktır. 

  Genel  Kurul,  Yönetim  Kurulu  ve   Genel Sekreterlikten   oluşan  Milli  Komisyonumuzun  Yönetim   Kurulu başkanlığını Prof. Dr. Arsın Aydınuraz yürütmektedir. Milli Komisyonun bütçesi Milli Eğitim Bakanlığımız tarafından sağlanmaktadır.  

3.Türkiye ile İlgili Faaliyetler 

a)  Yazılı mirasın korunmasını öngören "Dünya Belleği Programı" (Memory  of the World) çerçevesinde mevcut "Dünya Belleği Kaydı"nda  (Memory of  the World Register) Türkiye'den "Boğazköy Hitit Çivi  Yazısı Tabletleri"  ile  "Kandilli  Rasathanesi  ve  Deprem   Araştırma Enstitüsü    El    Yazmaları"    bulunmaktadır.    Söz    konusu koleksiyonlarımızın  listeye kaydı ilgili Uluslararası  Tavsiye Komitesi  tarafından 2001 yılında uygun bulunmuştur. Kayıtta  33 ülkeden 68 koleksiyon bulunmaktadır. 

            b) UNESCO tarafından yıldönümleri kutlanan önemli Türk şahsiyetleri şunlardır: Mevlana (1973), Atatürk (1981), Mimar Sinan (1988), Yunus Emre (1991), Uluğ Bey (1994), Fuzuli (1995), Nasreddin Hoca (1996), Hasan Ali Yücel (1997), Nazım Hikmet (2001). 

            c) UNESCO’da 1991 yılında yüksek öğretim ve bilim kuruluşları arasında, özellikle lisans üstü düzeyde, uluslararası işbirliği sağlamak amacıyla “UNESCO Kürsüleri” programı başlatılmıştır. Türkiye’de 3 üniversitemizde UNESCO Kürsüsü bulunmaktadır. Bu üniversiteler Boğaziçi Üniversitesi (UNESCO Chair on Mechatronics, 1993), Galatasaray Üniversitesi (UNESCO Chair on Computer-Integrated Manufacturing, 1997) ve Hacettepe Üniversitesi (UNESCO Chair on Philosopy, 1997)’dir. 

            d) Türk Edebiyatı’na ait 15 eser İngilizce ve Fransızcaya çevrilerek UNESCO tarafından yayınlanmıştır.  

e) 2002 yılı “UNESCO İnsan Hakları Eğitimi Ödülü”ne aday gösterilen İnsan Hakları Eğitimi On Yılı Ulusal Komitesi, Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü ve aynı Üniversite’nin UNESCO Felsefe Kürsüsü Başkanı Prof. Dr. Ionna Kuçuradi’ye Şeref Mansiyonu verilmiştir. 

            f)  UNESCO-L’Oreal işbirliğinde, bilimde uluslararası alanda başarılı çalışmalar yapan, yaşam bilimleri ve somut bilimlerin gelişmesine önemli katkılarda bulunan kişilere verilen L’ Oreal-UNESCO Bilimde  Kadınlar 2003 Yılı Ödülü’ne Avrupa bölgesinden İstanbul Teknik Üniversitesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Erzan  layık görülmüştür. 

            4.  2002 Yılında Ortaklaşa Düzenlenen Etkinlikler 

            a) Nazım Hikmet'in 100'ncü doğum yıldönümü kutlamaları 

            UNESCO  2002 yılında kutlayacağı yıldönümleri arasında  ünlü şair   Nazım  Hikmet'in  100'ncü  doğum  yıldönümünü  de   dahil etmiştir. 

            Bu  çerçevede, 21 Mart 2002 tarihinde, Dünya  Şiir  Günü'nde UNESCO Merkezi'nde şairi anma toplantısı düzenlenmiştir.  

            b) Kültür Bakanları 3'ncü Yuvarlak Masa Toplantısı 

            Kültür   Bakanları    Yuvarlak    Masa toplantısının   3’ncüsü   16-17   Eylül   2002    tarihlerinde  İstanbul'da düzenlenmiştir. 3'ncü Yuvarlak Masa toplantısının UNESCO'nun önem ve öncelik verdiği  sözlü  ve somut olmayan miras  konusuna  atfedilmiştir. "Somut  Olmayan  Kültürel Miras: Kültürel  Çeşitliliğin  Aynası" konulu anılan toplantıya 112 ülke katılmış, bunlardan 71'i Bakan düzeyinde  temsil edilmiştir. Toplantı 200'ün üzerinde yerli  ve yabancı basın mensubu tarafından izlenmiştir.  

            Toplantı  sonunda oybirliği ile "İstanbul  Bildirisi"  kabul edilmiştir.  Gerek  yuvarlak  masa  toplantısı,  gerek   Bildiri, UNESCO'da kültür alanında düzenlenen toplantılarda ve ele alınan konularda büyük akis bulmuş, referans niteliğinde olmuştur.  

            5. Türkiye’nin UNESCO'da Hâlen Görev Aldığı Birimler           

            a)   Türkiye   2001   yılında   düzenlenen   31'nci    Genel Konferans'ta 58 üyeli Yürütme Kurulu'na seçilmiştir.  Ülkemizi Konsey'de Prof. Dr. Orhan Güvenen temsil etmektedir.   Yürütme Kurulu'ndaki görev süremiz 2001-2005 yıllarını kapsamaktadır.  

            b) Ülkemiz diğer taraftan UNESCO  bünyesinde olmakla beraber operasyonel  otonomiye sahip ve UNESCO'nun iki başat  (flagship) Programından  biri  olan Hükümetlerarası  Oşinografi  Komisyonu (IOC)  Yürütme  Konseyi'ne 2001-2003 yılları  için  seçilmiştir. Türkiye,   IOC  Yürütme  Konseyi'nde,  Prof. Dr. İlkay   Salihoğlu tarafından temsil edilmektedir. 

            c)  Ülkemizin  üyesi bulunduğu diğer Komite  ve  Komisyonlar aşağıda sunulmuştur. 

-           Sosyal Değişimlerin Yönetimi Programı (MOST) Hükümetler Arası Konseyi (1999-2003). Türkiye, Konsey'de,  Prof. Dr. İlhan Tekeli  tarafından  temsil edilmektedir.

            -          Kültürel Varlıkların İadesi Hükümetler Arası Komitesi (ICPRCP) (1999-2003)

-                     Hukuk Komitesi (2001-2003 yıllarında görev yapmak üzere  1999 yılında düzenlenen 30. Genel  Konferans'ta seçilmiştir)

            -          UNESCO Merkez Binaları Komitesi (2001-2005)

 


A. EĞİTİM 

            UNESCO'nun    eğitim  alanındaki  faaliyetleri  esas  olarak,   eğitimin  "temel  insan  hakkı"  olarak  geliştirilmesi,   temel eğitime  ulaşımın kolaylaştırılması, eğitim sistemlerinin  çağın değişen   koşulları   ve  yeni   beklentiler   ışığında   gözden geçirilmesi  konularında  yoğunlaşmaktadır.   

            UNESCO,   kuruluşunu  müteakip,  ilk  olarak  temel   eğitim konusuna  öncelik vermiş, savaş sonrası koşulları içinde  eğitim kurumlarının   güçlendirilmesine  yönelmiş,   daha sonra 1960'lı yıllarda  eğitimin  kalkınmanın  bir  öğesi  olarak  kabulü  ile birlikte   eğitimde  ayrımcılığın  önlenmesi  ve   okur-yazarlık oranının artırılması konularını programlarına yansıtmıştır.  

           1990'lı       yıllardan      itibaren       küreselleşmenin, demokratikleşmenin,   bilimsel   ve   teknolojik    gelişmelerin etkisiyle  eğitime düşen rolün yeniden tanımlanması  gereksinimi doğmuştur.  Bu çerçevede "insan haklarına,  temel  özgürlüklere, demokrasiye,  barışa  saygı  duyan,  kültürler  ve   uygarlıklar arasında     diyaloğa,    hoşgörüye   önem   veren    nesillerin yetiştirilmesi" ön plâna çıkmış, bireyi çağın zorluklarıyla başa çıkabilecek  değer, yetenek ve davranışlarla donanımlı  kılacak, toplumları    "sürdürülebilir  bir  geleceğe"  yönlendirebilecek temel  ve kaliteli eğitimin benimsenmesi  UNESCO'nun  eğitimdeki programlarının temel amacı haline gelmiştir.  

            Herkese    -özellikle   dezavantajlı   konumdaki    gruplara (yoksullara,  kız  çocuklarına,  kadınlara,  özürlülere,  kırsal alandaki  nüfusa,  azınlıklara  ve  mültecilere)  eğitim  imkanı sunulmasına, insan hakları ve çevre eğitimine, teknik ve mesleki eğitime,  uzaktan  eğitime,  yüksek  öğrenime  önem  ve  öncelik verilmiştir.  .

            UNESCO  31'nci  Genel Konferans'ta  kabul  edilen  2002-2007 dönemi orta dönemli stratejisinde de eğitimdeki hedeflerini  (i) eğitimin  insanlar için temel hak niteliğini kazanmasına katkıda bulunmak, (ii)  eğitimin kalitesinin artırılması için çalışmalar yürütmek, (iii) bilginin geliştirilmesini ve paylaşımını  teşvik etmek olarak belirlemiştir.  


B. BİLİM

UNESCO  bilim alanındaki faaliyetleri "Doğa  Bilimleri"  ile "Sosyal  ve İnsan Bilimleri" adlı 2 ana  program  çerçevesinde yürütülmektedir. 

             1. Doğa Bilimleri  

            Doğa  Bilimleri  ana  programının  çalışmalarını  "tatlı  su kaynakları",  "insan  ve doğa", "okyanuslar",  "yer  bilimleri", "kıyılar  ve küçük adalar", "temel bilimler",  "mühendislik"  ve "bilim   politikaları"   alt   başlıkları   altında   toparlamak mümkündür.           

            Türkiye Ürdün’de kurulmakta olan “Orta Doğu Deneysel Bilim ve Uygulamaları Sinkrotron Işını Merkezi”nin (SESAME) kurucu üyelerinden birisidir. 

            UNESCO'nun  doğa  bilimleri  alanında   4  adet   programı  yürürlüktedir: 

            -  Uluslararası  Hidroloji  Programı  (IHP)  1975  yılında başlatılmıştır. Kuruluşundan  itibaren  hidrolojik çalışmalar  için metod geliştirilmesi ile  su  bilimleri alanında   eğitim   verilmesini  amaçlamıştır.    

UNESCO’da  2002 yılından itibaren su kaynakları ve ekosistemler  Doğa Bilimleri ana programının öncelikli faaliyet alanı niteliğini kazanmıştır. Bu çerçevede, bu konu, UNESCO’nun 5 ana öncelikli faaliyet alanından biri konumundadır. Bu öncelik alanının 2002 - 2007 yıllarını kapsayan Orta Dönem Stratejide de korunması öngörülmektedir. UNESCO’da su kaynakları ve ekosistemlerin öne çıkması ile birlikte bu alana yapılan kaynak tahsisinde de artış kaydedilmiştir.

            Önümüzdeki dönemde içme suyuna eşit olmayan erişimin  önemli bir çatışma unsuru hâline geleceği, acil eylemin gerekli olduğu, su  kaynakları  ile  yönetimi  sorununa,  sosyal,  bilimsel   ve çevresel  kaygıları  da dikkate alarak önceden  entegre  ve  çok disiplinli     bir     yaklaşım     geliştirilmesi     gerektiği belirtilmektedir.   UNESCO'nun  su  konularını  yürüttüğü  temel mekanizma  "Uluslararası Hidroloji Programı"dır.  

            Diğer  taraftan,  2001 yılı  içerisinde  su ile ilgili 23 BM kuruluşunun ortak girişimi olan  Dünya Su Değerlendirme Programı (WWAP) UNESCO bünyesinde faaliyete geçirilmiştir. WWAP'ın temel çıktısını oluşturan ilk "Dünya Su Gelişme  Raporu" (WWDR)   2003  yılı Mart ayında Japonya'da  düzenlenecek  "3'ncü Dünya Su Forumu"nda bir UNESCO belgesi olarak resmen açıklanacaktır. 

            -   İnsan   ve   Biyosfer  Programı   (MAB)   1970   yılında başlatılmıştır.   MAB  biyolojik   çeşitliliğin   sürdürülebilir kullanımı  ve  korunması  ile küresel  ölçekte  insan  ve  çevre arasındaki  ilişkilerin  geliştirilmesi  için  doğal  ve  sosyal bilimlerden   ortaklaşa  yararlanılmasını   amaçlamaktadır.   Bu doğrultuda doğal kaynakların yönetimi alanında disiplinler arası araştırmayı teşvik etmektedir. MAB çerçevesinde geliştirilen kavramların uygulamaya geçirildiği “Kürüsel Biyosfer Rezervleri Şebekesi”nin Program içerisinde önemli bir yeri bulunmaktadır. Halen bu Şebeke’de 95 ülkeden 425 biyosfer rezervi mevcuttur. Türkiye’nin biyosfer rezervi bulunmamaktadır. Bu konuda çalışmalar sürdürülmektedir. 

            -  UNESCO'nun  iki başat programından  (flagship  programme) biri   niteliğinde  bulunan  otonom  yapıdaki  Hükümetler  Arası Oşinografi  Komisyonu (IOC) ile okyanusların iklim  değişikliği, karbon  çevirimi  üzerindeki  etkileri  ile  insanların  okyanus üzerindeki etkileri araştırılmaktadır.  IOC üyeleri iki yılda bir tekrar seçilen  Hükümetler arası     nitelikte     bir    Yürütme     Kurulu     tarafından yönlendirilmektedir.  Türkiye  2001  -  2003  yılları  için  IOC Yürütme Kurulu'na seçilmiştir.  

            - Uluslararası Jeolojik Etkileşimler Programı 1972  yılında jeoloji  bilim  adamları  arasında  işbirliğinin  geliştirilmesi amacıyla kurulmuştur. UNESCO ile Uluslararası Jeoloji

Bilimleri Birliği'nin  (IUGS)  ortak bir  girişimidir.  Disiplinler  arası niteliğe  sahip  olup su, ekoloji, deniz,  atmosfer  ve  biyoloji bilimleri ile etkileşim hâlindedir.           


2. Sosyal ve İnsan Bilimleri

             Sosyal  ve insan bilimleri ana  programının  çalışmalarında,   programın  ana önceliğini oluşturan bilim ve teknoloji etiği  ve bu çerçevede özellikle biyoetiğin önemli bir yeri mevcuttur.  Bu konunun  yanı sıra  sosyal değişimlerin yönetimi,  insan  hakları eğitimi, felsefe ve UNESCO Kürsüleri bahis konusu ana programın  çalışmaları arasında yer almaktadır. 

            Bu  ana  program altında da keza  yönlendirmede  bulunan  ve hükümetler arası   yapıya   sahip   "Hükümetler   Arası   Biyoetik Komitesi"  (IGBC)  ve  "Sosyal  Değişimlerin  Yönetimi"   (MOST) Programı Hükümetler Arası Konseyi bulunmaktadır. 

            Sosyal  ve  İnsan Bilimleri alanında,  ayrıca,   konularında uzman  olan  kişiler arasından UNESCO Genel  Direktörü  tarafından  atanan  "Uluslararası Biyoetik Komitesi" (IBC) ile "Bilimsel  Bilgi  ve Teknoloji  Etiği Dünya Komisyonu" (COMEST) oluşturulmuştur.  Söz konusu birimler Genel Direktöre tavsiyelerde bulunmakta olup  bu ana  programın  etik alanındaki çalışmalarında önemli  bir  role sahiptirler.  

            a)  Biyoetik 

            UNESCO,  günümüz bilimsel ve teknolojik  gelişmelerinin  etik boyutunun  göz önüne alınmasının teminini, görevleri arasında  ön sıraya yerleştirmekte ve BM kuruluşları arasında bu alanda lider olma vasfını sürdürmektedir.  

            UNESCO,  biyoetik  alanındaki  çalışmalarını  Uluslararası Biyoetik  Komitesi (IBC) ve Hükümetler Arası  Biyoetik  Komitesi (IGBC) aracılığıyla  yürütmektedir. 

            UNESCO    tarafından   biyoetik   alanında   bugüne    kadar gerçekleştirilen  en  önemli çalışmayı 1997  yılında  düzenlenen 29'ncu UNESCO Genel Konferansı'nda kabul edilen "İnsan Genomu ve İnsan  Hakları  Evrensel  Deklarasyonu"  oluşturmaktadır.   1999 yılında  düzenlenen  30'ncu  UNESCO  Genel  Konferansı'nda   ise Deklarasyon  Uygulama  Kılavuzu kabul  edilmiştir.  Deklarasyon, genetik  ve  biyoloji alanındaki  araştırmalar  ve  sonuçlarının uygulaması hususlarında temel ilkeleri ortaya koymaktadır.  

            b)  Bilimsel  Bilgi  ve  Teknoloji  Etiği  Dünya   Komisyonu (COMEST) 

            COMEST 1998 yılında oluşturulmuştur. COMEST tarafından "Uzay Etiği", "Tatlı Su Etiği","Enerji Etiği" ve "Enformasyon  Toplumu Etiği"    alanlarında   çalışmalar    yürütülmektedir.    COMEST tarafından,  ayrıca, "çevre etiği" ve  "sürdürülebilir  kalkınma etiği" alanlarında da çalışmalar öngörülmektedir. 

            c)   Sosyal  Değişimlerin  Yönetimi  Programı  (MOST) 

             MOST  Programı  1994  yılında  kurulmuştur.  Ana  tema   ve önceliklerini  çok  kültürlü  ve  çok  etnili  toplumlar,  şehir gelişimi ve yönetim ile küreselleşme ve yönetim oluşturmaktadır. MOST  ayrıca  2015  yılına kadar aşırı  fakirliğin  yarı  yarıya azaltılması  hedefine  katkıda bulunmayı  teminen  diğer  UNESCO sektörleri  ile birlikte fakirliğin ortadan  kaldırılması  stratejisini    hazırlamış   ve   bu   alandaki    faaliyetlerin koordinasyonunu üstlenmiştir.  

            d) Felsefe 

            UNESCO  kuruluşundan  bugüne  felsefe  alanında  çalışmalar yürütmektedir.  Bir tanesi Ankara'da Hacettepe Üniversitesi’nde olmak üzere 8  adet  UNESCO kürsüsü bulunmaktadır. Türkiye tarafından 1999 yılında  Felsefe Günü  ilan  edilmesi  için yapılan  öneri  temelinde  2003  yılı içerisinde  UNESCO'da ilk felsefe günü 21 Kasım 2003  tarihinde bir dizi etkinlikle kutlanmıştır. 


C. KÜLTÜR 

            UNESCO'nun   kültür  alanındaki  faaliyetleri  esas   olarak insanlığın  yaratıcılığının korunması ve  geliştirilmesi,  somut mirasın  (kültürel ve doğal varlıklar) ve somut olmayan  mirasın (gelenek  ve görenekler,  şarkılar, danslar, tekerlemeler  v.b.) korunması,   bunlara  yönelik  kasıtlı  tahribatın   önlenmesi, kültürel  çeşitliliğin  evrensel anlamda  kabulünün  sağlanması, kültürler ve uygarlıklar arasındaki diyaloğun temin edilmesi  ve pekiştirilmesi,   normatif  çalışmalarda  öncü   rol   oynanması konuları üzerinde yoğunlaşmaktadır.  

            UNESCO  kuruluş  yıllarından  itibaren  ve  günümüze  değin,  kültür  alanında normatif belgeler hazırlayarak,  üye  ülkelerin imzasına  sunmuştur.  Bunlar  arasında,   1954  tarihli  Silahlı Çatışma  Sırasında  Kültür   Varlıklarının  Korunmasına  ilişkin Lahey  Sözleşmesi   ve Ek Protokolleri, 1970 tarihli  Yasa  Dışı Yollardan Edinilmiş Kültürel Varlıkların Ait Oldukları  Ülkelere iade  Edilmesi  Sözleşmesi, 1972 tarihli Dünya Kültür  ve  Doğal Varlıklarının Korunması Sözleşmesi, 2001 tarihli Sualtı Kültürel Mirasının Korunması Sözleşmesi yer almaktadır.  

            UNESCO tarafından kültür ve kalkınma arasındaki iki  yönlü ilişkinin araştırılarak bu alanda politikalar   tayin edilmesi amacıyla kurulan,  başkanlığını BM eski Genel Sekreteri Perez   de   Cuellar'ın  yaptığı  Kültür   ve   Kalkınma   Dünya Komisyonu'nun  "Yaratıcı Farklılığımız" başlıklı  raporu  (1996) ile  tekrar  gündeme gelmiştir.   Rapor  iletişim  teknolojilerinin  gelişmesi   ve küreselleşme süreci nedeniyle yeni bir evrensel etik anlayışının  oluşturulması,  insan hakkı olarak kültür haklarının  korunması, kültür  ve  kalkınma  konusunda  yıllık  raporlar  hazırlanması,  medyanın   haklarının    çizilmesi  ve  bunun   öz   denetiminin sağlanması konuları  üzerinde durmaktadır.  

            UNESCO, şiddetin, ayırımcılığın ve hoşgörüsüzlüğün insanlığın bir arada barış içinde yaşamasının önündeki  temel  engelleri  oluşturduğu düşüncesiyle kültürlerin   kendi   içlerinde  ve   aralarında    farklılıklarının zenginlik   olarak    kabul edilmesinin   ve   esas   olarak   "barış   kültürünün"   egemen kılınmasının   gerektiği  mesajını  veren  programlara   ağırlık vermeye başlamıştır.  

            31'nci   Genel  Konferans'ta  oybirliği  ile  kabul   edilen "Kültürel  Çeşitlilik  Evrensel  Bildirisi ve  Eylem  Planı"  bu yaklaşımın  bir  ürünüdür. Bildiri, devletlere  ve  uluslararası kamuoyuna  ışık tutan dengeli bir referans belgesidir. 

            UNESCO  31'nci  Genel Konferans'ta  kabul  edilen  2002-2007 dönemi   orta   dönemli  stratejisinde  de   kültür   alanındaki hedeflerini (i)            bu  alanda  standart  belirleyici   mekanizmalar geliştirmek,  mevcut olanların uygulanmasına  katkıda  bulunmak, (ii)  kültürel çeşitliliği korumak, çoğulculuğu ve kültürler  ve medeniyetler arasındaki diyaloğu  teşvik etmek, (iii) kültür ile gelişme arasındaki bağlantıyı güçlendirmek olarak belirlemiştir.  

            1. Dünya Miras Komitesi           

            UNESCO'nun  dünya kültürel ve doğal mirasının korunması  ile ilgili çalışmaları 1960'larda başlamıştır. Örgüt, bu tarihlerde, yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bulunan arkeolojik sitlerin kurtarılmaları için uluslararası kampanyalar başlatmıştır.  ilk kampanya, 1960-1980 yıllarını kapsayan Nubia Tapınakları (Mısır) ile ilgili olanıdır.  

            İnsanlığın  ortak mirası olan kültürel ve doğal  varlıkların korunmasının   uluslar  arası  bir  hukuki  temele   oturtularak sistematik   bir  uygulamaya  kavuşturulması  gereksinimi   1972 yılında,  17'nci  Genel Konferans'ta "Dünya  Kültürel  ve  Doğal Mirasının  Korunmasına  dair  Sözleşme"nin   kabul   edilmesiyle sonuçlanmıştır.  UNESCO'nun  bu  alanda  uluslararası  içtihat oluşturma  faaliyetinin temelini 1954 tarihli  Lahey  Sözleşmesi  teşkil etmektedir. Türkiye,  1972 tarihli Sözleşmeyi 1983 yılında onaylamıştır.  

Sözleşmeye  170'den  fazla  ülke  taraf  bulunmaktadır.   Bu özelliği  ve  uygulanmasına  ilişkin  mekanizmaları   itibariyle örgütün "en başarılı normatif belgesi" olduğu belirtilmektedir.  

            Sözleşmenin   uygulanması  görevi  1976   yılında   kurulan, Sözleşmeye  taraf ülkelerden oluşan halihazırda 21 üyeli   Dünya Miras   Komitesi'ne  bırakılmıştır 

            Dünya  Miras  Listesi,  UNESCO'nun  uluslararası   kamuoyu nezdinde   görünürlüğünü  sağlayan  önemli   araçlardan   birini oluşturmaktadır.  Liste'ye, Haziran 2002 itibariyle, 125 ülkeden 730 (563’ü kültürel, 144’ü doğal, 23’ü karışık/hem kültürel hem doğal) varlık kayıtlı bulunmaktadır.  

            Kültürel ve doğal varlıklarını Dünya Miras Listesi'ne  ithal ettirmek  Sözleşmeye taraf  ülkeye prestij  sağlamakta,  ayrıca  tanıtım olanağı  vermektedir.  Bunun yanı sıra,  anılan  ülke,  Liste'ye alınmış    varlıklarının   bakımı   ve    korunması    konusunda Sözleşmenin   hükümleri   uyarınca    bazı    yükümlülükler üstlenmektedir 

            Türkiye'nin  Dünya  Miras  Listesi'ne  kayıtlı   varlıkları, kaydolundukları  yıllarla  birlikte şunlardır:  (i)  İstanbul'un tarihi  yerleri  (1985),  (ii)  Göreme  Ulusal   Parkı/Kapadokya (1985), (iii) Divriği  Camii ve Hastanesi (1985), (iv)  Hattuşaş (1986),  (v)  Nemrut Dağı (1987),  (vi)  Xanthos-Letoon  (1988), (vii)  Hieropolis-Pamukkale  (1988), (viii)  Safranbolu  (1994), (ix) Truva (1998).  

            2.  Sözlü ve Somut Olmayan Kültürel Miras 

            Sözlü  ve  somut olmayan mirasın  korunması  konusu  1970'li yıllardan  bu yana UNESCO'nun gündeminde yer almaktadır.  25'nci Genel  Konferans'ta  geleneksel kültürlerin  korunması  hakkında tavsiye  kararı kabul edilmiş, 1995-99 yılları arasında  konuyla ilgili bölgesel konferanslar düzenlenmiştir.   

            1990'lı yılların ortasından itibaren, somut olmayan  mirasın korunması için münhasıran yeni  bir uluslararası hukuki belgenin hazırlanması amacına yönelinmiştir.  

            31'nci  Genel  Konferans'ta kabul edilen  karar  ile  anılan mirasın   uluslararası  bir  "sözleşme"  vasıtasıyla   korunması kararlaştırılmıştır.  Bu konudaki sözleşme hazırlık  çalışmaları hâlen sürmektedir.  

16-17 Eylül 2002 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenen UNESCO Kültür Bakanları 3'ncü Yuvarlak Masa toplantısı da sözlü  ve somut olmayan miras  konusuna  atfedilmiştir. "Somut  Olmayan  Kültürel Miras: Kültürel  Çeşitliliğin  Aynası" konulu anılan toplantı sonunda oy birliği kabul edilen "İstanbul  Bildirisi"  konuyla ilgili olarak kaynak gösterilen temel referans belgesi haline gelmiştir.  

            Somut   olmayan  mirasın  korunmasına  yönelik   çalışmalara paralel  olarak  28'nci  Genel  Konferans'ta  alınan  karar  ile "insanlığın  Sözlü  ve  Somut  Olmayan  Mirası  Başyapıt  ilanı" programı  başlatılmıştır.  Anılan  program  uyarınca,   müstesna değeri haiz olan ve yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bulunan bu gibi mirasın örneklerini içeren bir Liste oluşturulmaktadır.   


D. İLETİŞİM VE ENFORMASYON 

            a)   İletişim   ve   Enformasyon   sektörü   1990    yılında oluşturulmuştur.  UNESCO'da  en son kurulan  sektördür.   UNESCO Anayasasında   da    ifadesini  bulan  "fikirlerin   yazılı   ve görüntüsel serbest dolaşımını" hedeflemektedir. 

            Halihazırda  söz konusu Sektörün ana stratejik  hedeflerini; fikirlerin  serbest dolaşımı ile enformasyona evrensel  erişimin geliştirilmesi,  medya  ve  küresel  enformasyon   şebekelerinde çoğulculuk  ve kültürel çeşitliliğin  geliştirilmesi ile  herkes için   enformasyona   ve   iletişim   teknolojilerine   erişimin geliştirilmesi oluşturmaktadır. 

            b)  UNESCO'nun  bu alandaki çalışmalarının  temel başlıklarını "enformasyon toplumunun  getirdiği  ahlâki ve toplum  kültürünü  ilgilendiren defiler",  "medya  ve ifade özgürlüğü", "yeni  teknolojilere  ve bilgiye  erişim", "iletişimin  geliştirilmesi",  "kitaplıkların, arşivlerin  ve  enformasyon  hizmetlerinin  geliştirilmesi"  ile "bilişim      ve     telematik     uygulamalarına      katılımın yaygınlaştırılması” oluşturmuştur. 

c)      Sektör  bünyesinde Hükümetler arası yapıda  iki  program bulunmaktadır.  

            "Herkes için Enformasyon Programı",  2001 yılında, oluşmakta olan  küresel nitelikteki enformasyon toplumuna ilişkin  siyasi, etik  ve toplumsal sorunlar üzerinde tartışma ortamı  oluşturmak ve  enformasyona  eşit  erişimi  geliştirmeye  yönelik  projeler geliştirmek  amacıyla  kurulmuştur.  Sayısal  ayrımın   (digital divide) azaltılmasına yönelik bir düşünce ve eylem platformudur. 

            "Haberleşmenin  Geliştirilmesi Uluslararası  Programı"  ise bundan  1982  yılında  medya için teknik  ve  insani  kaynakları artırarak, bölgesel medyanın (community media) geliştirilmesi ve haber   ajansları   ile  yayın   kuruluşlarının   modernizasyonu suretiyle   gelişmekte  olan  ülkelerde  kitle   haberleşmesinin güçlendirilmesini amaçlamaktadır. Bugüne kadar 130 ülkede 900'ün üzerinde  proje  gerçekleştirmiştir. Faaliyetleri  büyük  ölçüde bütçe dışı kaynaklara dayanmaktadır.

 

Genel Konferans

            Yönetsel  en  üst karar organıdır. iki yılda  bir  toplanır. Genel  Kurul'a tüm üye ülkeler katılır. Her üyenin bir oy  hakkı bulunmaktadır.   Örgüte  katkı  payını  ödemeyen  ülkelerin   oy kullanma hakları kısıtlanabilmektedir. .


Yürütme Kurulu 

            Yönetsel  organıdır.  ilkbahar ve  Sonbahar  dönemleri  olmak üzere yılda iki defa toplanır. Üye sayısı 58'dir. Üyelik  süresi 4  yıldır.  UNESCO  üyesi ülkeler  mensup  sayıldıkları   coğrafi gruplara göre  (I.Grup Batı Avrupa, II.Grup Doğu Avrupa, III.Grup  Latin Amerika ve Karayipler, IV.Grup Asya ve  Pasifik, V.Grup  A. Afrika ülkeleri B. Arap ülkeleri)  Yürütme  Kurulu'na seçilebilmektedirler. ..  

 

Sekretarya 

            İcra organı olan Sekretarya Genel Direktör ve Genel Direktör altında   örgütlenmiş  yaklaşık  2 bin uluslararası   görevliden oluşmaktadır.  

            Genel  Direktör  Sekretarya'nın en üst  düzey  görevlisidir. Görev  süresi 6 yıldır.  

Bugüne kadar Genel Direktörlük yapmış olan şahsiyetler şunlardır:

            

 Julian Huxley (İngiltere)

1946-1968

Jaime Torres Bodet (Meksika)

1948-1952

John W. Taylor (ABD) (vekâleten)

1952-1953

Luther H. Evans (ABD)

1953-1958

Vittorino Veronese (İtalya)

1958-1961

Rene Maheu (Fransa)

1962-1974

Amadou Mahtar M'Bow (Senegal)

1974-1987

Federico Mayor Zaragoza (İspanya)

1987-1999

Koïchiro Matsuura (Japonya)

1999-

             Örgüt  çalışmalarının  bir  bölümü,  üye  ülkelerde   açılan yerel ve bölgesel ofisler ve organik yönden örgüte bağlı  ancak yönetsel ve idari yönden kısmi özerkliğe sahip Enstitüleri  (Cenevre'deki Uluslararası  Eğitim  Bürosu, Paris'teki  Dünya  Miras  Merkezi, Trieste'deki   Teorik   Fizik   Enstitüsü   gibi)   aracılığıyla yürütülmektedir.

 


Yardımcı Kuruluşlar 

 

            UNESCO,  görevini  ifa  ederken, BM  sistemine  bağlı  diğer uluslar  arası örgütler ile hükümetler arası veya  hükümet  dışı kuruluşlar işbirliği yapmaktadır.  


Üye Ülkelerle ilişkiler 

 

            Üye   ülkelerle   ilişkiler  diplomatik   misyonlar   (Daimi Temsilcilikler)   ve  UNESCO  Milli  Komisyonları   aracılığıyla yürütülmektedir. Milli Komisyonlar ile ilişkiler, notun  ileriki bölümünde ayrıca yer almaktadır.