![]() |
||
UNESCO'yu kuran Sözleşme, İkinci Dünya Savaşı sonrasında, 1945 yılında San Francisco Konferansı'nda alınan, Birleşmiş Milletlere bağlı olarak "eğitim ve kültür alanında uluslararası bir ihtisas örgütü kurulması" tavsiye kararı uyarınca, 1-16 Kasım 1945 tarihlerinde düzenlenen Londra Konferansı çalışmaları sonucunda, 16 Kasım 1945 tarihinde imzalanmıştır. Sözleşme yeterli sayıda onay belgesinin imzalanmasıyla 4 Kasım 1946 tarihinde resmen yürürlüğe girmiştir.
UNESCO'ya 188 devlet üyedir. UNESCO, BM ihtisas Kuruluşları arasında en çok üyeye ve en yaygın faaliyete sahip kuruluş konumundadır. Örgütün ayrıca 6 ortak üyesi mevcuttur.
UNESCO Anayasası'nın giriş bölümünün ilk cümlesini oluşturan "savaşların insanların zihinlerinde başladığı, bu nedenle barışın korunmasının da insanların zihinlerinde oluşturulması gerektiği" ifadesinin günümüzde de geçerliliğini koruduğu üye devletlerce paylaşılan ortak düşünceyi oluşturmaktadır.
UNESCO'nun temel amacı, uluslararasında eğitim, bilim, kültür ve iletişim aracılığıyla işbirliğini geliştirerek, barış ve güvenliğe katkıda bulunmaktır. Bu doğrultuda, dünya halkları tarafından benimsenen adalet, hukukun üstünlüğü ve insan haklarına küresel saygı, ırk, cinsiyet, dil veya din ayrımı gözetmeksizin geliştirilecektir.
UNESCO'nun faaliyetleri ana hatlarıyla, eğitim, bilim, kültür ve iletişim alanlarında uluslararası işbirliğini sağlamak, bilginin geliştirilmesine ve paylaşımına öncü olmak, sosyal değişimlerin nedenlerini ve sonuçlarını incelemek, normatif belgeler oluşturmak, uzmanlık alanına giren konularda üye ülkelere yardımcı olmak ve karar alma mekanizmalarını harekete geçirecek toplantılar ve kamuoylarını yönlendirecek kampanyalar düzenlemek, araştırmalar yapmak, yayınlar hazırlamak, bilgi toplamak ve bunu talep edenlere dağıtmak şeklinde sıralanabilir. UNESCO bu temel faaliyetleri kapsamında “en az gelişmiş ülkeler” ile kadınlar ve gençlere ilişkin programlara öncelik vermektedir. UNESCO, ilgi alanlarını oluşturan eğitim, bilim, kültür ve iletişim konularında geliştirdiği programlarını çeşitli hükümetler arası kuruluşları aracılığıyla yürütmektedir.
UNESCO bir parasal yardım örgütü değildir. Projelere donör ülkelerden ve uluslararası kaynaklardan finans sağlayarak, uzmanlık ve teknik alanda yardımda bulunmaktadır.
1962 - 1974 yıllarında UNESCO Genel Direktörlüğünü yürüten Rene Maheu (Fransa) dönemi UNESCO'nun parlak yılları olarak değerlendirilirken, 1974-1987 yıllarında UNESCO Genel Direktörlüğü yapan Amadou Mahtar M'Bow (Senegal) dönemi, ABD, İngiltere ve Singapur'un (1984) UNESCO'dan ayrılmaları ile ön plâna çıkmıştır. İngiltere 1997 yılında UNESCO'ya geri dönmüştür. 2002 yılında ABD UNESCO’ya döneceğini açıklamıştır. Singapur ise halen UNESCO üyesi değildir.
Federico Mayor Zaragoza (İspanya) 1987 – 1999 yılları arasında UNESCO Genel Direktörlüğünü yürütmüştür
30'ncu Genel Konferans'ta UNESCO Genel Direktörlüğüne getirilen Koïchiro Matsuura'nın (Japonya) 2005 yılına değin sürecek olan dönemi, halihazırda program ve örgüt idari yapısında bir dizi reform çalışmasıyla öne çıkmaktadır
2002 – 2003 dönemi UNESCO bütçesi, sıfır büyüme temel alınarak 544 Milyon ABD Doları olarak kabul edilmiştir. UNESCO'nun program faaliyetlerinin yürütülmesinde kullandığı önemli bir diğer kaynak ise bütçe dışı fonlardır. Bütçe dışı fonlar donör ülkeler tarafından belirli projelerin gerçekleştirilmesi için sağlanan mâli kaynaklardır. Beş ana programa 2002-2003 yılları için akması öngörülen bütçe dışı kaynaklar ise 301.5 Milyon ABD Dolarıdır.
break; case "nedir": ?>Türkiye UNESCO’nun 20 kurucu üyesi arasında yer almaktadır. UNESCO Anayasası dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel tarafından 16 Kasım 1945 tarihinde imzalanmıştır. Kurucu yasa, 20 Mayıs 1946 tarihli ve 4895 sayılı kanunla onaylanarak yürürlüğe girmiştir. Türkiye 1971 yılından bu yana UNESCO nezdinde Daimi Temsilci atamaktadır. Türkiye UNESCO’da I. Grup (Batı Avrupa) üyesidir.
Türkiye'nin UNESCO ile ilişkisi 1946 yılından beri bir işbirliği süreci içinde süre gelmiştir. Türkiye UNESCO toplantılarına etkin biçimde katılmakta ve UNESCO tarafından ülkemizde yürütülen bazı projelere sınırlı mâli destek sağlanmaktadır.
Türkiye’yi bugüne kadar UNESCO Yürütme Kurulu’nda temsil eden şahsiyetler şunlardır:
Reşat Nuri Güntekin 1946-1949
Ahmet Kutsi Tecer 1949-1952
Prof. Dr. Bedrettin Tuncel 1958-1966
Prof. Dr. Erdal İnönü 1978-1983
Prof. Dr. Talat Halman 1991-1995
Prof. Dr. Orhan Güvenen 2001-......
Türkiye’nin 2002-2003 yılları UNESCO Bütçesine katkısı 3.167.074 ABD Dolarıdır. Katkı payımız düzenli olarak ödenmektedir.
UNESCO, diğer ülkelere olduğu gibi, Türkiye’nin Katılma ve Olağan Programlar çerçevesinde sunduğu projelere maddi ve teknik yardımda bulunmaktadır. Bu projeler UNESCO’nun faaliyet alanına giren her konu ile ilgili olabilmektedir.
2000-2001 yılları Katılım Programı çerçevesinde ülkemizden 8 projeye toplam 148 bin dolar tahsis edilmiştir.
Diğer taraftan, 2002-2003 dönemi projeleri arasında bugüne kadar onaylanan projeler aşağıda yer almaktadır:
Enformasyon Merkezi ................................................................................ 15.000 dolar
Kullanımı Semineri ..................................................................................... 25.000 dolar
2. UNESCO Türkiye Milli Komisyonu
UNESCO Türkiye Milli Komisyonu, UNESCO Merkezi ile işbirliğini sağlamak amacıyla 25 Ağustos 1949 tarihli ve 3-9862 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile kurulmuştur.
Başlıca görevleri, ülkemizin eğitim, bilim, kültür ve iletişim işleriyle ilgili kurumları ile UNESCO çalışmaları arasında bağlantı kurmak, Hükümetle UNESCO Merkezi arasında gerekli ilişkiyi sağlamak, UNESCO ile ilgili iş ve konularda Hükümete danışmanlık etmek, ülkemizde UNESCO programlarının uygulanmasına yardımcı olmaktır.
Genel Kurul, Yönetim Kurulu ve Genel Sekreterlikten oluşan Milli Komisyonumuzun Yönetim Kurulu başkanlığını Prof. Dr. Arsın Aydınuraz yürütmektedir. Milli Komisyonun bütçesi Milli Eğitim Bakanlığımız tarafından sağlanmaktadır.
3.Türkiye ile İlgili Faaliyetler
a) Yazılı mirasın korunmasını öngören "Dünya Belleği Programı" (Memory of the World) çerçevesinde mevcut "Dünya Belleği Kaydı"nda (Memory of the World Register) Türkiye'den "Boğazköy Hitit Çivi Yazısı Tabletleri" ile "Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü El Yazmaları" bulunmaktadır. Söz konusu koleksiyonlarımızın listeye kaydı ilgili Uluslararası Tavsiye Komitesi tarafından 2001 yılında uygun bulunmuştur. Kayıtta 33 ülkeden 68 koleksiyon bulunmaktadır.
b) UNESCO tarafından yıldönümleri kutlanan önemli Türk şahsiyetleri şunlardır: Mevlana (1973), Atatürk (1981), Mimar Sinan (1988), Yunus Emre (1991), Uluğ Bey (1994), Fuzuli (1995), Nasreddin Hoca (1996), Hasan Ali Yücel (1997), Nazım Hikmet (2001).
c) UNESCO’da 1991 yılında yüksek öğretim ve bilim kuruluşları arasında, özellikle lisans üstü düzeyde, uluslararası işbirliği sağlamak amacıyla “UNESCO Kürsüleri” programı başlatılmıştır. Türkiye’de 3 üniversitemizde UNESCO Kürsüsü bulunmaktadır. Bu üniversiteler Boğaziçi Üniversitesi (UNESCO Chair on Mechatronics, 1993), Galatasaray Üniversitesi (UNESCO Chair on Computer-Integrated Manufacturing, 1997) ve Hacettepe Üniversitesi (UNESCO Chair on Philosopy, 1997)’dir.
d) Türk Edebiyatı’na ait 15 eser İngilizce ve Fransızcaya çevrilerek UNESCO tarafından yayınlanmıştır.
e) 2002 yılı “UNESCO İnsan Hakları Eğitimi Ödülü”ne aday gösterilen İnsan Hakları Eğitimi On Yılı Ulusal Komitesi, Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü ve aynı Üniversite’nin UNESCO Felsefe Kürsüsü Başkanı Prof. Dr. Ionna Kuçuradi’ye Şeref Mansiyonu verilmiştir.
f) UNESCO-L’Oreal işbirliğinde, bilimde uluslararası alanda başarılı çalışmalar yapan, yaşam bilimleri ve somut bilimlerin gelişmesine önemli katkılarda bulunan kişilere verilen L’ Oreal-UNESCO Bilimde Kadınlar 2003 Yılı Ödülü’ne Avrupa bölgesinden İstanbul Teknik Üniversitesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Erzan layık görülmüştür.
4. 2002 Yılında Ortaklaşa Düzenlenen Etkinlikler
a) Nazım Hikmet'in 100'ncü doğum yıldönümü kutlamaları
UNESCO 2002 yılında kutlayacağı yıldönümleri arasında ünlü şair Nazım Hikmet'in 100'ncü doğum yıldönümünü de dahil etmiştir.
Bu çerçevede, 21 Mart 2002 tarihinde, Dünya Şiir Günü'nde UNESCO Merkezi'nde şairi anma toplantısı düzenlenmiştir.
b) Kültür Bakanları 3'ncü Yuvarlak Masa Toplantısı
Kültür Bakanları Yuvarlak Masa toplantısının 3’ncüsü 16-17 Eylül 2002 tarihlerinde İstanbul'da düzenlenmiştir. 3'ncü Yuvarlak Masa toplantısının UNESCO'nun önem ve öncelik verdiği sözlü ve somut olmayan miras konusuna atfedilmiştir. "Somut Olmayan Kültürel Miras: Kültürel Çeşitliliğin Aynası" konulu anılan toplantıya 112 ülke katılmış, bunlardan 71'i Bakan düzeyinde temsil edilmiştir. Toplantı 200'ün üzerinde yerli ve yabancı basın mensubu tarafından izlenmiştir.
Toplantı sonunda oybirliği ile "İstanbul Bildirisi" kabul edilmiştir. Gerek yuvarlak masa toplantısı, gerek Bildiri, UNESCO'da kültür alanında düzenlenen toplantılarda ve ele alınan konularda büyük akis bulmuş, referans niteliğinde olmuştur.
5. Türkiye’nin UNESCO'da Hâlen Görev Aldığı Birimler
a) Türkiye 2001 yılında düzenlenen 31'nci Genel Konferans'ta 58 üyeli Yürütme Kurulu'na seçilmiştir. Ülkemizi Konsey'de Prof. Dr. Orhan Güvenen temsil etmektedir. Yürütme Kurulu'ndaki görev süremiz 2001-2005 yıllarını kapsamaktadır.
b) Ülkemiz diğer taraftan UNESCO bünyesinde olmakla beraber operasyonel otonomiye sahip ve UNESCO'nun iki başat (flagship) Programından biri olan Hükümetlerarası Oşinografi Komisyonu (IOC) Yürütme Konseyi'ne 2001-2003 yılları için seçilmiştir. Türkiye, IOC Yürütme Konseyi'nde, Prof. Dr. İlkay Salihoğlu tarafından temsil edilmektedir.
c) Ülkemizin üyesi bulunduğu diğer Komite ve Komisyonlar aşağıda sunulmuştur.
- Sosyal Değişimlerin Yönetimi Programı (MOST) Hükümetler Arası Konseyi (1999-2003). Türkiye, Konsey'de, Prof. Dr. İlhan Tekeli tarafından temsil edilmektedir.
- Kültürel Varlıkların İadesi Hükümetler Arası Komitesi (ICPRCP) (1999-2003)
- Hukuk Komitesi (2001-2003 yıllarında görev yapmak üzere 1999 yılında düzenlenen 30. Genel Konferans'ta seçilmiştir)
- UNESCO Merkez Binaları Komitesi (2001-2005)
break; case "ilkeler": ?>
UNESCO'nun eğitim alanındaki faaliyetleri esas olarak, eğitimin "temel insan hakkı" olarak geliştirilmesi, temel eğitime ulaşımın kolaylaştırılması, eğitim sistemlerinin çağın değişen koşulları ve yeni beklentiler ışığında gözden geçirilmesi konularında yoğunlaşmaktadır.
UNESCO, kuruluşunu müteakip, ilk olarak temel eğitim konusuna öncelik vermiş, savaş sonrası koşulları içinde eğitim kurumlarının güçlendirilmesine yönelmiş, daha sonra 1960'lı yıllarda eğitimin kalkınmanın bir öğesi olarak kabulü ile birlikte eğitimde ayrımcılığın önlenmesi ve okur-yazarlık oranının artırılması konularını programlarına yansıtmıştır.
1990'lı yıllardan itibaren küreselleşmenin, demokratikleşmenin, bilimsel ve teknolojik gelişmelerin etkisiyle eğitime düşen rolün yeniden tanımlanması gereksinimi doğmuştur. Bu çerçevede "insan haklarına, temel özgürlüklere, demokrasiye, barışa saygı duyan, kültürler ve uygarlıklar arasında diyaloğa, hoşgörüye önem veren nesillerin yetiştirilmesi" ön plâna çıkmış, bireyi çağın zorluklarıyla başa çıkabilecek değer, yetenek ve davranışlarla donanımlı kılacak, toplumları "sürdürülebilir bir geleceğe" yönlendirebilecek temel ve kaliteli eğitimin benimsenmesi UNESCO'nun eğitimdeki programlarının temel amacı haline gelmiştir.
Herkese -özellikle dezavantajlı konumdaki gruplara (yoksullara, kız çocuklarına, kadınlara, özürlülere, kırsal alandaki nüfusa, azınlıklara ve mültecilere) eğitim imkanı sunulmasına, insan hakları ve çevre eğitimine, teknik ve mesleki eğitime, uzaktan eğitime, yüksek öğrenime önem ve öncelik verilmiştir. .
UNESCO 31'nci Genel Konferans'ta kabul edilen 2002-2007 dönemi orta dönemli stratejisinde de eğitimdeki hedeflerini (i) eğitimin insanlar için temel hak niteliğini kazanmasına katkıda bulunmak, (ii) eğitimin kalitesinin artırılması için çalışmalar yürütmek, (iii) bilginin geliştirilmesini ve paylaşımını teşvik etmek olarak belirlemiştir.
UNESCO bilim alanındaki faaliyetleri "Doğa Bilimleri" ile "Sosyal ve İnsan Bilimleri" adlı 2 ana program çerçevesinde yürütülmektedir.
Doğa Bilimleri ana programının çalışmalarını "tatlı su kaynakları", "insan ve doğa", "okyanuslar", "yer bilimleri", "kıyılar ve küçük adalar", "temel bilimler", "mühendislik" ve "bilim politikaları" alt başlıkları altında toparlamak mümkündür.
Türkiye Ürdün’de kurulmakta olan “Orta Doğu Deneysel Bilim ve Uygulamaları Sinkrotron Işını Merkezi”nin (SESAME) kurucu üyelerinden birisidir.
UNESCO'nun doğa bilimleri alanında 4 adet programı yürürlüktedir:
- Uluslararası Hidroloji Programı (IHP) 1975 yılında başlatılmıştır. Kuruluşundan itibaren hidrolojik çalışmalar için metod geliştirilmesi ile su bilimleri alanında eğitim verilmesini amaçlamıştır.
UNESCO’da 2002 yılından itibaren su kaynakları ve ekosistemler Doğa Bilimleri ana programının öncelikli faaliyet alanı niteliğini kazanmıştır. Bu çerçevede, bu konu, UNESCO’nun 5 ana öncelikli faaliyet alanından biri konumundadır. Bu öncelik alanının 2002 - 2007 yıllarını kapsayan Orta Dönem Stratejide de korunması öngörülmektedir. UNESCO’da su kaynakları ve ekosistemlerin öne çıkması ile birlikte bu alana yapılan kaynak tahsisinde de artış kaydedilmiştir.
Önümüzdeki dönemde içme suyuna eşit olmayan erişimin önemli bir çatışma unsuru hâline geleceği, acil eylemin gerekli olduğu, su kaynakları ile yönetimi sorununa, sosyal, bilimsel ve çevresel kaygıları da dikkate alarak önceden entegre ve çok disiplinli bir yaklaşım geliştirilmesi gerektiği belirtilmektedir. UNESCO'nun su konularını yürüttüğü temel mekanizma "Uluslararası Hidroloji Programı"dır.
Diğer taraftan, 2001 yılı içerisinde su ile ilgili 23 BM kuruluşunun ortak girişimi olan Dünya Su Değerlendirme Programı (WWAP) UNESCO bünyesinde faaliyete geçirilmiştir. WWAP'ın temel çıktısını oluşturan ilk "Dünya Su Gelişme Raporu" (WWDR) 2003 yılı Mart ayında Japonya'da düzenlenecek "3'ncü Dünya Su Forumu"nda bir UNESCO belgesi olarak resmen açıklanacaktır.
- İnsan ve Biyosfer Programı (MAB) 1970 yılında başlatılmıştır. MAB biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilir kullanımı ve korunması ile küresel ölçekte insan ve çevre arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için doğal ve sosyal bilimlerden ortaklaşa yararlanılmasını amaçlamaktadır. Bu doğrultuda doğal kaynakların yönetimi alanında disiplinler arası araştırmayı teşvik etmektedir. MAB çerçevesinde geliştirilen kavramların uygulamaya geçirildiği “Kürüsel Biyosfer Rezervleri Şebekesi”nin Program içerisinde önemli bir yeri bulunmaktadır. Halen bu Şebeke’de 95 ülkeden 425 biyosfer rezervi mevcuttur. Türkiye’nin biyosfer rezervi bulunmamaktadır. Bu konuda çalışmalar sürdürülmektedir.
- UNESCO'nun iki başat programından (flagship programme) biri niteliğinde bulunan otonom yapıdaki Hükümetler Arası Oşinografi Komisyonu (IOC) ile okyanusların iklim değişikliği, karbon çevirimi üzerindeki etkileri ile insanların okyanus üzerindeki etkileri araştırılmaktadır. IOC üyeleri iki yılda bir tekrar seçilen Hükümetler arası nitelikte bir Yürütme Kurulu tarafından yönlendirilmektedir. Türkiye 2001 - 2003 yılları için IOC Yürütme Kurulu'na seçilmiştir.
- Uluslararası Jeolojik Etkileşimler Programı 1972 yılında jeoloji bilim adamları arasında işbirliğinin geliştirilmesi amacıyla kurulmuştur. UNESCO ile Uluslararası Jeoloji
Bilimleri Birliği'nin (IUGS) ortak bir girişimidir. Disiplinler arası niteliğe sahip olup su, ekoloji, deniz, atmosfer ve biyoloji bilimleri ile etkileşim hâlindedir.
Sosyal ve insan bilimleri ana programının çalışmalarında, programın ana önceliğini oluşturan bilim ve teknoloji etiği ve bu çerçevede özellikle biyoetiğin önemli bir yeri mevcuttur. Bu konunun yanı sıra sosyal değişimlerin yönetimi, insan hakları eğitimi, felsefe ve UNESCO Kürsüleri bahis konusu ana programın çalışmaları arasında yer almaktadır.
Bu ana program altında da keza yönlendirmede bulunan ve hükümetler arası yapıya sahip "Hükümetler Arası Biyoetik Komitesi" (IGBC) ve "Sosyal Değişimlerin Yönetimi" (MOST) Programı Hükümetler Arası Konseyi bulunmaktadır.
Sosyal ve İnsan Bilimleri alanında, ayrıca, konularında uzman olan kişiler arasından UNESCO Genel Direktörü tarafından atanan "Uluslararası Biyoetik Komitesi" (IBC) ile "Bilimsel Bilgi ve Teknoloji Etiği Dünya Komisyonu" (COMEST) oluşturulmuştur. Söz konusu birimler Genel Direktöre tavsiyelerde bulunmakta olup bu ana programın etik alanındaki çalışmalarında önemli bir role sahiptirler.
UNESCO, günümüz bilimsel ve teknolojik gelişmelerinin etik boyutunun göz önüne alınmasının teminini, görevleri arasında ön sıraya yerleştirmekte ve BM kuruluşları arasında bu alanda lider olma vasfını sürdürmektedir.
UNESCO, biyoetik alanındaki çalışmalarını Uluslararası Biyoetik Komitesi (IBC) ve Hükümetler Arası Biyoetik Komitesi (IGBC) aracılığıyla yürütmektedir.
UNESCO tarafından biyoetik alanında bugüne kadar gerçekleştirilen en önemli çalışmayı 1997 yılında düzenlenen 29'ncu UNESCO Genel Konferansı'nda kabul edilen "İnsan Genomu ve İnsan Hakları Evrensel Deklarasyonu" oluşturmaktadır. 1999 yılında düzenlenen 30'ncu UNESCO Genel Konferansı'nda ise Deklarasyon Uygulama Kılavuzu kabul edilmiştir. Deklarasyon, genetik ve biyoloji alanındaki araştırmalar ve sonuçlarının uygulaması hususlarında temel ilkeleri ortaya koymaktadır.
b) Bilimsel Bilgi ve Teknoloji Etiği Dünya Komisyonu (COMEST)
COMEST 1998 yılında oluşturulmuştur. COMEST tarafından "Uzay Etiği", "Tatlı Su Etiği","Enerji Etiği" ve "Enformasyon Toplumu Etiği" alanlarında çalışmalar yürütülmektedir. COMEST tarafından, ayrıca, "çevre etiği" ve "sürdürülebilir kalkınma etiği" alanlarında da çalışmalar öngörülmektedir.
c) Sosyal Değişimlerin Yönetimi Programı (MOST)
MOST Programı 1994 yılında kurulmuştur. Ana tema ve önceliklerini çok kültürlü ve çok etnili toplumlar, şehir gelişimi ve yönetim ile küreselleşme ve yönetim oluşturmaktadır. MOST ayrıca 2015 yılına kadar aşırı fakirliğin yarı yarıya azaltılması hedefine katkıda bulunmayı teminen diğer UNESCO sektörleri ile birlikte fakirliğin ortadan kaldırılması stratejisini hazırlamış ve bu alandaki faaliyetlerin koordinasyonunu üstlenmiştir.
UNESCO kuruluşundan bugüne felsefe alanında çalışmalar yürütmektedir. Bir tanesi Ankara'da Hacettepe Üniversitesi’nde olmak üzere 8 adet UNESCO kürsüsü bulunmaktadır. Türkiye tarafından 1999 yılında Felsefe Günü ilan edilmesi için yapılan öneri temelinde 2003 yılı içerisinde UNESCO'da ilk felsefe günü 21 Kasım 2003 tarihinde bir dizi etkinlikle kutlanmıştır.
UNESCO'nun kültür alanındaki faaliyetleri esas olarak insanlığın yaratıcılığının korunması ve geliştirilmesi, somut mirasın (kültürel ve doğal varlıklar) ve somut olmayan mirasın (gelenek ve görenekler, şarkılar, danslar, tekerlemeler v.b.) korunması, bunlara yönelik kasıtlı tahribatın önlenmesi, kültürel çeşitliliğin evrensel anlamda kabulünün sağlanması, kültürler ve uygarlıklar arasındaki diyaloğun temin edilmesi ve pekiştirilmesi, normatif çalışmalarda öncü rol oynanması konuları üzerinde yoğunlaşmaktadır.
UNESCO kuruluş yıllarından itibaren ve günümüze değin, kültür alanında normatif belgeler hazırlayarak, üye ülkelerin imzasına sunmuştur. Bunlar arasında, 1954 tarihli Silahlı Çatışma Sırasında Kültür Varlıklarının Korunmasına ilişkin Lahey Sözleşmesi ve Ek Protokolleri, 1970 tarihli Yasa Dışı Yollardan Edinilmiş Kültürel Varlıkların Ait Oldukları Ülkelere iade Edilmesi Sözleşmesi, 1972 tarihli Dünya Kültür ve Doğal Varlıklarının Korunması Sözleşmesi, 2001 tarihli Sualtı Kültürel Mirasının Korunması Sözleşmesi yer almaktadır.
UNESCO tarafından kültür ve kalkınma arasındaki iki yönlü ilişkinin araştırılarak bu alanda politikalar tayin edilmesi amacıyla kurulan, başkanlığını BM eski Genel Sekreteri Perez de Cuellar'ın yaptığı Kültür ve Kalkınma Dünya Komisyonu'nun "Yaratıcı Farklılığımız" başlıklı raporu (1996) ile tekrar gündeme gelmiştir. Rapor iletişim teknolojilerinin gelişmesi ve küreselleşme süreci nedeniyle yeni bir evrensel etik anlayışının oluşturulması, insan hakkı olarak kültür haklarının korunması, kültür ve kalkınma konusunda yıllık raporlar hazırlanması, medyanın haklarının çizilmesi ve bunun öz denetiminin sağlanması konuları üzerinde durmaktadır.
UNESCO, şiddetin, ayırımcılığın ve hoşgörüsüzlüğün insanlığın bir arada barış içinde yaşamasının önündeki temel engelleri oluşturduğu düşüncesiyle kültürlerin kendi içlerinde ve aralarında farklılıklarının zenginlik olarak kabul edilmesinin ve esas olarak "barış kültürünün" egemen kılınmasının gerektiği mesajını veren programlara ağırlık vermeye başlamıştır.
31'nci Genel Konferans'ta oybirliği ile kabul edilen "Kültürel Çeşitlilik Evrensel Bildirisi ve Eylem Planı" bu yaklaşımın bir ürünüdür. Bildiri, devletlere ve uluslararası kamuoyuna ışık tutan dengeli bir referans belgesidir.
UNESCO 31'nci Genel Konferans'ta kabul edilen 2002-2007 dönemi orta dönemli stratejisinde de kültür alanındaki hedeflerini (i) bu alanda standart belirleyici mekanizmalar geliştirmek, mevcut olanların uygulanmasına katkıda bulunmak, (ii) kültürel çeşitliliği korumak, çoğulculuğu ve kültürler ve medeniyetler arasındaki diyaloğu teşvik etmek, (iii) kültür ile gelişme arasındaki bağlantıyı güçlendirmek olarak belirlemiştir.
UNESCO'nun dünya kültürel ve doğal mirasının korunması ile ilgili çalışmaları 1960'larda başlamıştır. Örgüt, bu tarihlerde, yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bulunan arkeolojik sitlerin kurtarılmaları için uluslararası kampanyalar başlatmıştır. ilk kampanya, 1960-1980 yıllarını kapsayan Nubia Tapınakları (Mısır) ile ilgili olanıdır.
İnsanlığın ortak mirası olan kültürel ve doğal varlıkların korunmasının uluslar arası bir hukuki temele oturtularak sistematik bir uygulamaya kavuşturulması gereksinimi 1972 yılında, 17'nci Genel Konferans'ta "Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına dair Sözleşme"nin kabul edilmesiyle sonuçlanmıştır. UNESCO'nun bu alanda uluslararası içtihat oluşturma faaliyetinin temelini 1954 tarihli Lahey Sözleşmesi teşkil etmektedir. Türkiye, 1972 tarihli Sözleşmeyi 1983 yılında onaylamıştır.
Sözleşmeye 170'den fazla ülke taraf bulunmaktadır. Bu özelliği ve uygulanmasına ilişkin mekanizmaları itibariyle örgütün "en başarılı normatif belgesi" olduğu belirtilmektedir.
Sözleşmenin uygulanması görevi 1976 yılında kurulan, Sözleşmeye taraf ülkelerden oluşan halihazırda 21 üyeli Dünya Miras Komitesi'ne bırakılmıştır
Dünya Miras Listesi, UNESCO'nun uluslararası kamuoyu nezdinde görünürlüğünü sağlayan önemli araçlardan birini oluşturmaktadır. Liste'ye, Haziran 2002 itibariyle, 125 ülkeden 730 (563’ü kültürel, 144’ü doğal, 23’ü karışık/hem kültürel hem doğal) varlık kayıtlı bulunmaktadır.
Kültürel ve doğal varlıklarını Dünya Miras Listesi'ne ithal ettirmek Sözleşmeye taraf ülkeye prestij sağlamakta, ayrıca tanıtım olanağı vermektedir. Bunun yanı sıra, anılan ülke, Liste'ye alınmış varlıklarının bakımı ve korunması konusunda Sözleşmenin hükümleri uyarınca bazı yükümlülükler üstlenmektedir
Türkiye'nin Dünya Miras Listesi'ne kayıtlı varlıkları, kaydolundukları yıllarla birlikte şunlardır: (i) İstanbul'un tarihi yerleri (1985), (ii) Göreme Ulusal Parkı/Kapadokya (1985), (iii) Divriği Camii ve Hastanesi (1985), (iv) Hattuşaş (1986), (v) Nemrut Dağı (1987), (vi) Xanthos-Letoon (1988), (vii) Hieropolis-Pamukkale (1988), (viii) Safranbolu (1994), (ix) Truva (1998).
2. Sözlü ve Somut Olmayan Kültürel Miras
Sözlü ve somut olmayan mirasın korunması konusu 1970'li yıllardan bu yana UNESCO'nun gündeminde yer almaktadır. 25'nci Genel Konferans'ta geleneksel kültürlerin korunması hakkında tavsiye kararı kabul edilmiş, 1995-99 yılları arasında konuyla ilgili bölgesel konferanslar düzenlenmiştir.
1990'lı yılların ortasından itibaren, somut olmayan mirasın korunması için münhasıran yeni bir uluslararası hukuki belgenin hazırlanması amacına yönelinmiştir.
31'nci Genel Konferans'ta kabul edilen karar ile anılan mirasın uluslararası bir "sözleşme" vasıtasıyla korunması kararlaştırılmıştır. Bu konudaki sözleşme hazırlık çalışmaları hâlen sürmektedir.
16-17 Eylül 2002 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenen UNESCO Kültür Bakanları 3'ncü Yuvarlak Masa toplantısı da sözlü ve somut olmayan miras konusuna atfedilmiştir. "Somut Olmayan Kültürel Miras: Kültürel Çeşitliliğin Aynası" konulu anılan toplantı sonunda oy birliği kabul edilen "İstanbul Bildirisi" konuyla ilgili olarak kaynak gösterilen temel referans belgesi haline gelmiştir.
Somut olmayan mirasın korunmasına yönelik çalışmalara paralel olarak 28'nci Genel Konferans'ta alınan karar ile "insanlığın Sözlü ve Somut Olmayan Mirası Başyapıt ilanı" programı başlatılmıştır. Anılan program uyarınca, müstesna değeri haiz olan ve yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bulunan bu gibi mirasın örneklerini içeren bir Liste oluşturulmaktadır.
a) İletişim ve Enformasyon sektörü 1990 yılında oluşturulmuştur. UNESCO'da en son kurulan sektördür. UNESCO Anayasasında da ifadesini bulan "fikirlerin yazılı ve görüntüsel serbest dolaşımını" hedeflemektedir.
Halihazırda söz konusu Sektörün ana stratejik hedeflerini; fikirlerin serbest dolaşımı ile enformasyona evrensel erişimin geliştirilmesi, medya ve küresel enformasyon şebekelerinde çoğulculuk ve kültürel çeşitliliğin geliştirilmesi ile herkes için enformasyona ve iletişim teknolojilerine erişimin geliştirilmesi oluşturmaktadır.
b) UNESCO'nun bu alandaki çalışmalarının temel başlıklarını "enformasyon toplumunun getirdiği ahlâki ve toplum kültürünü ilgilendiren defiler", "medya ve ifade özgürlüğü", "yeni teknolojilere ve bilgiye erişim", "iletişimin geliştirilmesi", "kitaplıkların, arşivlerin ve enformasyon hizmetlerinin geliştirilmesi" ile "bilişim ve telematik uygulamalarına katılımın yaygınlaştırılması” oluşturmuştur.
c) Sektör bünyesinde Hükümetler arası yapıda iki program bulunmaktadır.
"Herkes için Enformasyon Programı", 2001 yılında, oluşmakta olan küresel nitelikteki enformasyon toplumuna ilişkin siyasi, etik ve toplumsal sorunlar üzerinde tartışma ortamı oluşturmak ve enformasyona eşit erişimi geliştirmeye yönelik projeler geliştirmek amacıyla kurulmuştur. Sayısal ayrımın (digital divide) azaltılmasına yönelik bir düşünce ve eylem platformudur.
"Haberleşmenin Geliştirilmesi Uluslararası Programı" ise bundan 1982 yılında medya için teknik ve insani kaynakları artırarak, bölgesel medyanın (community media) geliştirilmesi ve haber ajansları ile yayın kuruluşlarının modernizasyonu suretiyle gelişmekte olan ülkelerde kitle haberleşmesinin güçlendirilmesini amaçlamaktadır. Bugüne kadar 130 ülkede 900'ün üzerinde proje gerçekleştirmiştir. Faaliyetleri büyük ölçüde bütçe dışı kaynaklara dayanmaktadır.
break; case "genel": ?>Yönetsel en üst karar organıdır. iki yılda bir toplanır. Genel Kurul'a tüm üye ülkeler katılır. Her üyenin bir oy hakkı bulunmaktadır. Örgüte katkı payını ödemeyen ülkelerin oy kullanma hakları kısıtlanabilmektedir. .
Yönetsel organıdır. ilkbahar ve Sonbahar dönemleri olmak üzere yılda iki defa toplanır. Üye sayısı 58'dir. Üyelik süresi 4 yıldır. UNESCO üyesi ülkeler mensup sayıldıkları coğrafi gruplara göre (I.Grup Batı Avrupa, II.Grup Doğu Avrupa, III.Grup Latin Amerika ve Karayipler, IV.Grup Asya ve Pasifik, V.Grup A. Afrika ülkeleri B. Arap ülkeleri) Yürütme Kurulu'na seçilebilmektedirler. ..
break; case "genelsk": ?>İcra organı olan Sekretarya Genel Direktör ve Genel Direktör altında örgütlenmiş yaklaşık 2 bin uluslararası görevliden oluşmaktadır.
Genel Direktör Sekretarya'nın en üst düzey görevlisidir. Görev süresi 6 yıldır.
Bugüne kadar Genel Direktörlük yapmış olan şahsiyetler şunlardır:
|
Julian Huxley (İngiltere) |
1946-1968 |
|
Jaime Torres Bodet (Meksika) |
1948-1952 |
|
John W. Taylor (ABD) (vekâleten) |
1952-1953 |
|
Luther H. Evans (ABD) |
1953-1958 |
|
Vittorino Veronese (İtalya) |
1958-1961 |
|
Rene Maheu (Fransa) |
1962-1974 |
|
Amadou Mahtar M'Bow (Senegal) |
1974-1987 |
|
Federico Mayor Zaragoza (İspanya) |
1987-1999 |
|
Koïchiro Matsuura (Japonya) |
1999- |
Örgüt çalışmalarının bir bölümü, üye ülkelerde açılan yerel ve bölgesel ofisler ve organik yönden örgüte bağlı ancak yönetsel ve idari yönden kısmi özerkliğe sahip Enstitüleri (Cenevre'deki Uluslararası Eğitim Bürosu, Paris'teki Dünya Miras Merkezi, Trieste'deki Teorik Fizik Enstitüsü gibi) aracılığıyla yürütülmektedir.
break; case "uyeler": ?>
UNESCO, görevini ifa ederken, BM sistemine bağlı diğer uluslar arası örgütler ile hükümetler arası veya hükümet dışı kuruluşlar işbirliği yapmaktadır.
Üye ülkelerle ilişkiler diplomatik misyonlar (Daimi Temsilcilikler) ve UNESCO Milli Komisyonları aracılığıyla yürütülmektedir. Milli Komisyonlar ile ilişkiler, notun ileriki bölümünde ayrıca yer almaktadır.